14. Gün: Mezmurlar & Özdeyişleri

☊ TCL02

14. Mezmur

Müzik şefi için - Davut'un mezmuru

1. Akılsız içinden, "Tanrı yok!" der.
İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü,
İyilik eden yok.
2. RAB göklerden bakar oldu insanlara,
Akıllı, Tanrı'yı arayan biri var mı diye.
3. Hepsi saptı,
Tümü yozlaştı,
İyilik eden yok,
Bir kişi bile!
4. Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu?
Halkımı ekmek yer gibi yiyor,
RAB'be yakarmıyorlar.
5. Dehşete düşecekler yeryüzünde,
Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.
6. Mazlumun tasarılarını boşa çıkarırdınız,
Ama RAB onun sığınağıdır.
7. Keşke İsrail'in kurtuluşu Siyon'dan gelse!
RAB halkını eski gönencine kavuşturunca,
Yakup soyu sevinecek, İsrail halkı coşacak.

44. Mezmur

Müzik şefi için - Korahoğulları'nın Maskili

1. Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk,
Atalarımız anlattı bize,
Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.
2. Elinle ulusları kovdun,
Ama atalarımıza yer verdin;
Halkları kırdın,
Ama atalarımızın yayılmasını sağladın.
3. Onlar ülkeyi kılıçla kazanmadılar,
Kendi bilekleriyle zafere ulaşmadılar.
Senin sağ elin, bileğin, yüzünün ışığı sayesinde oldu bu;
Çünkü sen onları sevdin.
4. Ey Tanrı, kralım sensin,
Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!
5. Senin sayende düşmanlarımızı püskürteceğiz,
Senin adınla karşıtlarımızı ezeceğiz.
6. Çünkü ben yayıma güvenmem,
Kılıcım da beni kurtarmaz;
7. Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran,
Bizden nefret edenleri utanca boğan.
8. Her gün Tanrı'yla övünür,
Sonsuza dek adına şükran sunarız. Sela
9. Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın,
Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.
10. Düşman karşısında bizi gerilettin,
Bizden tiksinenler bizi soydu.
11. Kasaplık koyuna çevirdin bizi,
Ulusların arasına dağıttın.
12. Yok pahasına sattın halkını,
Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.
13. Bizi komşularımızın yüzkarası,
Çevremizdekilerin eğlencesi, alay konusu ettin.
14. Ulusların diline düşürdün bizi,
Gülüyor halklar halimize.
15. Rezilliğim gün boyu karşımda,
Utancımdan yerin dibine geçtim
16. Hakaret ve sövgü duya duya,
Öç almak isteyen düşman karşısında.
17. Bütün bunlar başımıza geldi,
Yine de seni unutmadık,
Antlaşmana ihanet etmedik,
18. Döneklik etmedik,
Adımlarımız senin yolundan sapmadı.
19. Oysa sen bizi ezdin, ülkemizi çakalların uğrağı ettin,
Üstümüzü koyu karanlıkla örttün.
20. Eğer Tanrımız'ın adını unutsaydık,
Yabancı bir ilaha ellerimizi açsaydık,
21. Tanrı bunu ortaya çıkarmaz mıydı?
Çünkü O yürekteki gizleri bilir.
22. Senin uğruna her gün öldürülüyoruz,
Kasaplık koyun sayılıyoruz.
23. Uyan, ya Rab! Niçin uyuyorsun?
Kalk! Sonsuza dek terk etme bizi!
24. Niçin yüzünü gizliyorsun?
Neden mazlum halimizi, üzerimizdeki baskıyı unutuyorsun?
25. Çünkü yere serildik,
Bedenimiz toprağa yapıştı.
26. Kalk, yardım et bize!
Kurtar bizi sevgin uğruna!

74. Mezmur

Asaf'ın Maskili

1. Ey Tanrı, neden bizi sonsuza dek reddettin?
Niçin otlağının koyunlarına karşı öfken tütmekte?
2. Anımsa geçmişte sahiplendiğin topluluğu,
Kendi halkın olsun diye kurtardığın oymağı
Ve üzerine konut kurduğun Siyon Dağı'nı.
3. Yönelt adımlarını şu onarılmaz yıkıntılara doğru,
Düşman kutsal yerdeki her şeyi yıktı.
4. Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi,
Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.
5. Gür bir ormana
Baltayla dalar gibiydiler.
6. Baltayla, balyozla kırdılar,
Bütün oymaları.
7. Ateşe verdiler tapınağını,
Yerle bir edip kutsallığını bozdular
Adının yaşadığı konutun.
8. İçlerinden, "Hepsini ezelim!" dediler.
Ülkede Tanrı'yla buluşma yerlerinin tümünü yaktılar.
9. Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz,
Peygamberler de yok oldu,
İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek…
10. Ey Tanrı, ne zamana dek düşman sana sövecek,
Hasmın senin adını hor görecek?
11. Niçin geri çekiyorsun elini?
Çıkar sağ elini bağrından, yok et onları!
12. Ama geçmişten bu yana kralım sensin, ey Tanrı,
Yeryüzünde kurtuluş sağladın.
13. Gücünle denizi yardın,
Canavarların kafasını sularda parçaladın.
14. Livyatan'ın başlarını ezdin,
Çölde yaşayanlara onu yem ettin.
15. Kaynaklar, dereler fışkırttın,
Sürekli akan ırmakları kuruttun.
16. Gün senindir, gece de senin,
Ay ve güneşi sen yerleştirdin,
17. Yeryüzünün bütün sınırlarını sen saptadın,
Yazı da kışı da yaratan sensin.
18. Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü,
Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.
19. Canavara teslim etme kumrunun canını,
Asla unutma düşkün kullarının yaşamını.
20. Yaptığın antlaşmayı gözönüne al,
Çünkü ülkenin her karanlık köşesi
Zorbaların inleriyle dolmuş.
21. Düşkünler boynu bükük geri çevrilmesin,
Mazlumlar, yoksullar adına övgüler dizsin.
22. Kalk, ey Tanrı, davanı savun!
Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!
23. Unutma hasımlarının yaygarasını,
Sana başkaldıranların durmadan yükselen patırtısını!

104. Mezmur

1. RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!
Ya RAB Tanrım, ne ulusun!
Görkem ve yücelik kuşanmışsın,
2. Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün.
Gökleri bir çadır gibi geren,
3. Evini yukarıdaki sular üzerine kuran,
Bulutları kendine savaş arabası yapan,
Rüzgarın kanatları üzerinde gezen,
4. Rüzgarları kendine haberci,
Yıldırımları hizmetkâr eden sensin.
5. Yeryüzünü temeller üzerine kurdun,
Asla sarsılmasın diye.
6. Engini ona bir giysi gibi giydirdin,
Sular dağların üzerinde durdu.
7. Sen kükreyince sular kaçtı,
Göğü gürletince hemen çekildi.
8. Dağları aşıp derelere aktı,
Onlar için belirlediğin yerlere doğru.
9. Bir sınır koydun önlerine,
Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.
10. Vadilerde fışkırttığın pınarlar,
Dağların arasından akar.
11. Bütün kır hayvanlarını suvarır,
Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.
12. Kuşlar yanlarında yuva kurar,
Dalların arasında ötüşürler.
13. Gökteki evinden dağları sularsın,
Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.
14. Hayvanlar için ot,
İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin;
İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,
15. Yüreklerini sevindiren şarabı,
Yüzlerini güldüren zeytinyağını,
Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.
16. RAB'bin ağaçları,
Kendi diktiği Lübnan sedirleri suya doyar.
17. Kuşlar orada yuva yapar,
Leyleğin evi ise çamlardadır.
18. Yüksek dağlar dağ keçilerinin uğrağı,
Kayalar kaya tavşanlarının sığınağıdır.
19. Mevsimleri göstersin diye ayı,
Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.
20. Karartırsın ortalığı, gece olur,
Başlar kıpırdamaya orman hayvanları.
21. Genç aslan av peşinde kükrer,
Tanrı'dan yiyecek ister.
22. Güneş doğunca
İnlerine çekilir, yatarlar.
23. İnsan işine gider,
Akşama dek çalışmak için.
24. Ya RAB, ne çok eserin var!
Hepsini bilgece yaptın;
Yeryüzü yarattıklarınla dolu.
25. İşte uçsuz bucaksız denizler,
İçinde kaynaşan sayısız canlılar,
Büyük küçük yaratıklar.
26. Orada gemiler dolaşır,
İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.
27. Hepsi seni bekliyor,
Yiyeceklerini zamanında veresin diye.
28. Sen verince onlar toplar,
Sen elini açınca onlar iyiliğe doyar.
29. Yüzünü gizleyince dehşete kapılırlar,
Soluklarını kesince ölüp toprak olurlar.
30. Ruhun'u gönderince var olurlar,
Yeryüzüne yeni yaşam verirsin.
31. RAB'bin görkemi sonsuza dek sürsün!
Sevinsin RAB yaptıklarıyla!
32. O bakınca yeryüzü titrer,
O dokununca dağlar tüter.
33. Ömrümce RAB'be ezgiler söyleyecek,
Var oldukça Tanrım'ı ilahilerle öveceğim.
34. Düşüncem O'na hoş görünsün,
Sevincim RAB olsun!
35. Tükensin dünyadaki günahlılar,
Yok olsun artık kötüler!
RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!
RAB'be övgüler sunun!

134. Mezmur

Hac ilahisi

1. Ey sizler, RAB'bin bütün kulları,
RAB'bin Tapınağı'nda gece hizmet edenler,
O'na övgüler sunun!
2. Ellerinizi kutsal yere doğru kaldırıp
RAB'be övgüler sunun!
3. Yeri göğü yaratan
RAB kutsasın sizi Siyon'dan.

Süleyman'ın Özdeyişleri 14

1. Bilge kadın evini yapar,
Ahmak kadın evini kendi eliyle yıkar.
2. Doğru yolda yürüyen, RAB'den korkar,
Yoldan sapan, RAB'bi hor görür.
3. Ahmağın sözleri sırtına kötektir,
Ama bilgenin dudakları kendisini korur.
4. Öküz yoksa yemlik boş kalır,
Çünkü bol ürünü sağlayan öküzün gücüdür.
5. Güvenilir tanık yalan söylemez,
Yalancı tanıksa yalan solur.
6. Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz,
Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.
7. Akılsız kişiden uzak dur,
Çünkü sana öğretecek bir şeyi yok.
8. İhtiyatlı kişinin bilgeliği, ne yapacağını bilmektir,
Akılsızların ahmaklığıysa aldanmaktır.
9. Ahmaklar suç sunusuyla alay eder,
Dürüstler ise iyi niyetlidir.
10. Yürek kendi acısını bilir,
Sevinciniyse kimse paylaşmaz.
11. Kötü kişinin evi yerle bir edilecek,
Doğru kişinin konutuysa bayındır olacak.
12. Öyle yol var ki, insana düz gibi görünür,
Ama sonu ölümdür.
13. Gülerken bile yürek sızlayabilir,
Sevinç bitince acı yine görünebilir.
14. Yüreği dönek olan tuttuğu yolun,
İyi kişi de yaptıklarının ödülünü alacaktır.
15. Saf kişi her söze inanır,
İhtiyatlı olansa attığı her adımı hesaplar.
16. Bilge kişi korktuğu için kötülükten uzaklaşır,
Akılsızsa büyüklük taslayıp kendine güvenir.
17. Çabuk öfkelenen ahmakça davranır,
Düzenbazdan herkes nefret eder.
18. Saf kişilerin mirası akılsızlıktır,
İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.
19. Alçaklar iyilerin önünde,
Kötüler doğruların kapısında eğilirler.
20. Komşusu bile yoksulu sevmez,
Oysa zenginin dostu çoktur.
21. Komşuyu hor görmek günahtır,
Ne mutlu mazluma lütfedene!
22. Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı?
Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.
23. Her emek kazanç getirir,
Ama boş lakırdı yoksulluğa götürür.
24. Bilgelerin tacı servetleridir,
Akılsızlarsa ahmaklıklarıyla tanınır.
25. Dürüst tanık can kurtarır,
Yalancı tanık aldatıcıdır.
26. RAB'den korkan tam güvenliktedir,
RAB onun çocuklarına da sığınak olacaktır.
27. RAB korkusu yaşam kaynağıdır,
İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.
28. Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır,
Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.
29. Geç öfkelenen akıllıdır,
Çabuk sinirlenen ahmaklığını gösterir.
30. Huzurlu yürek bedenin yaşam kaynağıdır,
Hırs ise insanı için için yer bitirir.
31. Muhtacı ezen, Yaradanı'nı hor görüyor demektir.
Yoksula acıyansa Yaradan'ı yüceltir.
32. Kötü kişi uğradığı felaketle yıkılır,
Doğru insanın ölümde bile sığınacak yeri var.
33. Bilgelik akıllı kişinin yüreğinde barınır,
Akılsızlar arasında bile kendini belli eder.
34. Doğruluk bir ulusu yüceltir,
Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.
35. Kral sağduyulu kulunu beğenir,
Utanç getirene öfkelenir.